29 Ocak 2026 - 17:40
ABD’den “Armada” Gösterisi, İran’dan Asimetrik Yanıt: Körfez’de Savaş Eşiği

ABD, Ortadoğu’daki askeri varlığını “armada” olarak tanımlanan dev bir deniz ve hava gücüyle tahkim ederken, İran ise radar ağlarını güçlendirerek ve kamikaze İHA kapasitesini sahaya sürerek Washington’a karşı asimetrik bir caydırıcılık hattı kuruyor. Reuters ve AP’ye göre, bölgedeki yoğun tatbikatlar ve istihbarat uçuşları, gerilimi kontrollü tırmanış ile doğrudan çatışma arasındaki tehlikeli bir eşiğe taşıdı.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Reuters ve Associated Press’in geçtiği son bilgilere göre, ABD Donanması’na ait USS Abraham Lincoln uçak gemisi ve ona eşlik eden güdümlü füze destroyerleri Ortadoğu’ya konuşlandırıldı. Pentagon, buna ek olarak F-35 ve F-15E savaş uçakları, Patriot ve THAAD hava savunma sistemleri ile binlerce ek askeri bölgeye sevk etti. ABD Başkanı Donald Trump, bu yığınağı kamuoyuna “İran’a karşı hazır bir armada” olarak tanımlayarak, askeri seçeneğin masada olduğu mesajını verdi.

Financial Times ve Anadolu Ajansı’nın analizlerine göre, bu askeri yığınak yalnızca savunma amaçlı değil; aynı zamanda Tahran üzerinde siyasi ve psikolojik baskı kurmayı hedefleyen bir güç gösterisi niteliği taşıyor. ABD’li yetkililer, İran’ın füze altyapısı ve askeri komuta merkezlerine yönelik “sınırlı ama etkili” saldırı senaryolarının da Pentagon’da tartışıldığını kabul ediyor.

İran cephesi ise bu yığınağa, gelişmiş radar sistemleri, elektronik harp kapasitesi ve kamikaze İHA’lar üzerinden yanıt veriyor. AP ve bölgesel askeri kaynaklara göre, İran son günlerde Şahed tipi insansız hava araçlarını ABD gemi hareketlerini izlemek ve caydırıcılık mesajı vermek amacıyla yoğun biçimde devreye soktu. İranlı yetkililer, olası bir saldırıya “beklenmedik ve asimetrik yöntemlerle” karşılık verileceğini açıkça ilan etti.

El-Ahbar yazarı Hüseyin Sabra’nın değerlendirmelerine yer veren bölgesel medya organları, Washington’un bu askeri yoğunlaşmayı doğrudan savaş başlatmaktan çok, direniş ekseni üzerinde baskı kurmak ve bölgesel dengeyi kendi lehine yeniden şekillendirmek için kullandığını vurguluyor. Ancak aynı kaynaklara göre, bölgede artan tatbikatlar, istihbarat uçuşları ve karşılıklı tehdit dili, “kontrollü gerilim”in her an sıcak çatışmaya dönüşebileceği kırılgan bir tablo yaratıyor.

Al Jazeera ve Reuters’a konuşan diplomatik kaynaklar, arka kapı diplomasisinin halen sürdüğünü ancak sahadaki askeri yoğunluğun, diplomatik kanalları gölgede bıraktığını belirtiyor. Direniş yanlısı çevreler ise bu süreci, “savaş psikolojisinin adım adım normalleştirilmesi” olarak değerlendirerek, bölgenin topyekûn bir çatışmaya sürüklenme riskine dikkat çekiyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha